Her şey, dijital dünyanın gürültüsünden kaçıp sığınacak bir liman arayışıyla başladı. Sosyal medyada kaybolup giden saniyeler, tüketilen duygular ve unutulan mısralar arasında, kendimize şu soruyu sorduk: "Neden sadece durup okuyabileceğimiz, hissedeceğimiz ve kendi iç dünyamızı inşa edebileceğimiz sessiz bir dijital oda yok?"
Mürekkep Mevsimi, işte bu ihtiyaçtan, bu sessiz çığlıktan doğdu. Amacımız bir "uygulama" yapmak değildi; bir atmosfer yaratmaktı.
Kodların Ötesindeki Ruh
Teknik olarak Flutter ve Supabase kullanarak inşa ettiğimiz bu yapı, aslında modern teknolojinin imkanlarını eski bir sahaf dükkanının sıcaklığıyla harmanlama çabasıydı. Kullanıcı arayüzünü tasarlarken (UI), gözü yoran parlak renkler yerine, eski kitap sayfalarının o huzurlu krem tonlarını, mürekkebin o asil lacivertini seçtik.
"Bir uygulama, sadece işlevsel olduğu için değil; kullanıcısına hissettirdiği duygu için sevilir."
Zorluklar ve Dönüm Noktaları
Yolculuk elbette kolay olmadı. Binlerce şiiri, alıntıyı ve yazar verisini hatasız bir şekilde dijitalleştirmek, telif haklarına saygı çerçevesinde bir kütüphane kurmak aylarımızı aldı. Özellikle "Günün Pusulası" ve "Yankılar (Reels)" özelliklerini geliştirirken, teknik performans ile edebi estetik arasında hassas bir denge kurmak zorundaydık.
Ancak her zorlukta, topluluğumuzdan gelen o ilk yorumlar bize güç verdi: "Tam da ihtiyacım olan huzur buydu." İşte o an, doğru yolda olduğumuzu anladık.
Gelecek Mevsimler
Bu sadece bir başlangıç. Mürekkep Mevsimi, sizinle birlikte büyüyen, yaşayan bir organizma. Yakında açılacak olan Topluluk özellikleri ile, sadece okuyan değil, yazan ve paylaşanların da evi olacağız.
Bu yolculukta bizimle olduğunuz, kelimelerinize ve sessizliğinize bizi ortak ettiğiniz için teşekkür ederiz.